Çifte vergilendirme, aynı vergi mükellefinden aynı vergilendirme dönemi içerisinde aynı vergi konusunun birden fazla kez tahakkuk ettirilmesi olarak açıklanabilir.
Globalleşen dünyada özellikle uluslararası ticaret hayatının artması sebebiyle ülkelerin hemen hemen hepsinde yabancı yatırım, yabancı sermaye gibi kavramlar önem kazanmış ve farklı ülkelerde aynı vergi konusu üzerinde çifte vergilendirmenin söz konusu olması yabancı yatırımların ve dolayısıyla ülkelerin ekonomisinin önünde büyük bir engel olmaya başlamıştı. Bu engeli ortadan kaldırmak için ülkeler, çok taraflı veyahut iki taraflı olarak yaptıkları anlaşmalarla vergi yetkilerini sınırlandırdılar.
Türkiye, Sırbistan ile oldukça kuvvetli sosyal ve ekonomik ilişkilere sahiptir. 2018 itibariyle iki ülke arasındaki ticari hacim 1,194 milyar dolardır. Sırbistan’da 50’den fazla Türk şirket ve 200 milyon dolar değerinde Türk yatırım bulunmaktayken Türkiye’de bulunan Sırp yatırımlarının toplamı 36 milyon dolardır. İstatistiklerden de anlaşılacağı üzere iki ülke arasında güçlü ekonomik ilişkilerin söz konusu olması dolayısıyla çifte vergilendirmeyi engellemek ve ülkelere daha fazla yatırım çekebilmek adına bu konuda anlaşma yapılması zorunluluğu doğmuştur. Bu doğrultuda iki ülke arasında en son anlaşma 2005 yılında “Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme” adıyla imzalanmıştır.
Ti̇cari̇ Kazançlar
Anlaşmanın 7. Maddesi uyarınca taraf devletlerden birinin şirketine ilişkin kazanç, söz konusu şirket eğer diğer taraf devlette bulunan işyeri aracılığıyla ticari faaliyette bulunmuyor ise, yalnızca bu devlet tarafından vergilendirilecektir. Eğer bu şirket diğer taraf devlet nezdinde bulunan işyeri aracılığıyla ticari faaliyette bulunur ise, şirketin kazançları, diğer devlet tarafından yalnızca bu işyerine isnat edilebilen miktarla sınırlı olarak vergilendirilebilir.
Kar Payi, Fai̇z, Gayri̇maddi̇ Hak Bedelleri̇
Anlaşmanın 10.maddesine göre, bir taraf devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer taraf devlette yer alan mukime yapılan kar payı ödemeleri, bu devlette de vergilendirmeye konu olabilir. Bununla birlikte, söz konusu kar payları, bu kar paylarını ödeyen şirketin mukimi olduğu devletin kanunlarına göre vergi konusu olabilecektir. Ancak eğer ki kar payının gerçek lehdarı diğer taraf devletin mukimiyse bu şekilde alınacak vergi, kar payının gerçek lehdarı bu kar payını ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan %25’ine sahip ise gayrisafi kar payı tutarının %5’ini; diğer hallerde ise %15’ini aşamayacaktır.
Ayrıca yine aynı madde hükmü uyarınca taraf devlet mukimi bir şirket, diğer taraf devletten kazanç veya herhangi bir gelir elde ettiğinde, bu diğer devlet, ayrık kısımlar saklı kalmakla beraber, ödenen kar paylarının veyahut dağıtılmamış kazancın tamamının veya bir kısmının diğer taraf devlette elde edilmiş olan kazanç ya da gelirden meydana gelmesi halinde dahi, bu şirketin dağıtılmamış kazançları vergilendiremez.
Bu düzenleme ile örneğin Türkiye mukimi bir şirketin, Sırbistan’da bir işyeri aracılığıyla elde ettiği kazançlar üzerinde Sırbistan tarafından vergilendirildikten sonra Türkiye’ye getirildiğinde bu kazançlar üzerinde Türkiye tarafından tekrar vergilendirme yapılmasının önüne geçilmiştir.
Faizin vergilendirilmesi konusunda bir taraf devlette doğup diğer taraf devletin mukimine ödenen faiz bu diğer devlette vergilendirilebileceği gibi, elde edilen faiz geliri, elde edildiği taraf devlette o devletin kanunlarına göre vergilendirilebilecektir. Ancak gerçek lehdar, diğer taraf devletin bir mukimiyse alınacak vergi, faizin gayrisafi tutarının %10’unu aşamaz.
Gayri maddi hak bedelleri anlaşmanın 12.maddesi uyarınca faiz gelirlerine uygulanacak maddeyle paralel olarak bir taraf devlette doğup, diğer taraf devletin mukimine ödenen gayri maddi hak bedelleri, bu diğer devlette vergilendirilebileceği gibi işbu gayrimaddi hak bedelleri, elde edildikleri taraf devlette onun kanunları uyarınca vergilendirilebilecektir. Ancak gayrimaddi hak bedellerinin gerçek lehdarı diğer taraf devletin mukimiyse alınacak vergi gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının %10’unu aşamayacaktır.
Gayrimaddi hak bedelleri ile alakalı olarak dikkat edilmesi gereken bir başka husus da gayrimaddi hakların satışlarından elde edilen bedellerin madde kapsamı dışında bırakılmış olmasıdır.
Bize Ulaşınız - 1 iş günü içinde size geri dönüş yapacağızSermaye Değer Artiş Kazançlari
Anlaşmanın 13.maddesine göre, 6.maddede bahsedilen gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Bu diğer taraf devletçe de vergilendirmeye konu edilebilecektir.
Yöneti̇ci̇ni̇n Ücretleri̇
Bir Devletin mukimi tarafından, diğer Devletin mukimi olan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olarak kazandığı ücret ve diğer benzer ödemeler, bu diğer Devlet tarafından vergilendirilebilir.
Çi̇fte vergi̇lendi̇rmeni̇n Önlenmesi̇
Anlaşmanın 24.maddesi uyarınca bir taraf Devlet mukimi, işbu anlaşmayla paralel olarak diğer taraf Devlette vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, ilk bahsedilen Devlet bu mukimin gelirine denk gelen vergiden, diğer Devlette gelir üzerinden ödediği vergiye eşit bir tutarın hesaplanmasına izin verecektir.
Sonuç
Uluslararası ilişkilerin güçlendiği bu dijital çağda, çifte vergilendirme gibi özellikle yabancı yatırımcıların önünü kesen uygulamaların engellenmesi için geniş kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğu kesindir. Nitekim bu yüzden yaklaşık 50 yıllık tarih boyunca devletler gerek çok taraflı gerek iki taraflı anlaşmalar yapmışlardır.
Bu anlaşma yaklaşık 15 yıl önce imzalanmış olmasına rağmen şimdilik sorunların giderilmesi, çifte vergilendirmenin önlenmesi için yeterli kabul edilebilir. Ancak, hiç şüphesiz ki, uluslaraşırı ticaretin ve ilişkilerin büyük bir hızla çoğalması neticesinde çok yakın bir gelecekte yetersiz kalacağı açıktır.
Lütfen info [@] adresinden e-posta yoluyla bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
E-MAIL: info [@] gurcanpartners.com
Buse Yılmaz
Bize Ulaşınız - 1 iş günü içinde size geri dönüş yapacağız
KAYNAKÇA
English
Deutsch
Magyar
Polski
Français
Português
العربية
Čeština
Русский
Eesti
中文 (中国)
Српски језик