Uluslararası Alacak Takibi, küresel ticaretin artmasıyla şirketler için kritik bir hale gelmiştir. Farklı hukuk sistemleri ve kültürel engeller tahsilat süreçlerini zorlaştırabilir. Gurcan Partners olarak, uzman ekibimizle hukuki süreçleri doğru yönetiyor, alacaklarınızın hızlı ve etkin şekilde tahsil edilmesini sağlıyoruz.
Küresel pazarlar ve şirket kurulumu hakkında bilgi edinin!
Uluslararası Alacak Tahsilatı Nedir?
Borçlunun Türkiye dışında ikamet etmesi durumunda, bir alacağı tahsil etmek amacıyla başlatılan hukuki sürece uluslararası alacak tahsilatı denir. Bu süreç, yurt içindeki tahsilata kıyasla daha fazla karmaşıklık içerebilir.

Süreç Nasıl İşler?
Uluslararası icra takibi prosedürü, işlemin yapıldığı ülkeye göre farklılık gösterir. Çoğu ülkede ana hatlarıyla benzerlikler bulunsa da, detaylara inildiğinde önemli usul farklılıkları ortaya çıkar. Gurcan Partners Hukuk Bürosu olarak, uluslararası hukuki hizmetlerimiz kapsamında yurt dışı icra takibi süreçlerini de yönetiyoruz. Bu noktada, ilgili ülkedeki hukuk profesyonelleriyle iş birliği yaparak, her ülkenin özel prosedürlerine uygun çözümler sunuyoruz. Bu ortaklık, sürecin daha hızlı ve verimli ilerlemesini sağlar.
Yurt İçi ve Yurt Dışı Tahsilat Farkları
Bir alacağı yurt içinde veya yurt dışında tahsil etme arasında hukuki açıdan büyük bir fark olmamakla birlikte, uygulamada önemli zorluklarla karşılaşılabilir. Genellikle yurt içinde alacak tahsilatı daha kolaydır.
Ancak, borçlunun yurt dışında yaşaması, ona ödeme emri göndermeye veya icra takibi yapmaya engel değildir. Bu durum, belirli esaslar çerçevesinde mümkündür. Uluslararası alacak tahsilatı, hukuki işlemler açısından çok kapsamlı bir prosedür gerektirmese de, yurt içi tahsilatına göre biraz daha fazla uğraş gerektirebilir. Bu tür bir tahsilat, şirketlerin uluslararası alacakları için yapılabileceği gibi, kişilerin şahsi alacakları için de gerçekleştirilebilir.
Uluslararası Alacak Takibini Kimler Yapabilir?
Uluslararası alacak takibi, alacaklı sıfatına sahip herhangi bir kişi veya kurum tarafından başlatılabilir. Yani, alacaklıysanız, bir birey de olsanız, bir şirket de olsanız, yurt dışında borçlu olan birinden alacağınızı tahsil etmek için icra takibi yapabilir veya alacağın tahsili dava gerektiriyorsa alacak davası açabilirsiniz.
Bu sürecin, alacaklılar tarafından vekil tayin edilen avukatlar aracılığıyla yürütülmesi şiddetle tavsiye edilir. Zira uluslararası hukukun karmaşıklığı ve farklı ülkelerin usul kuralları, profesyonel bir destekle çok daha etkin yönetilebilir.

Uluslararası Alacak Takibi Kimlere Karşı Yapılabilir?
Uluslararası icra takibi, yine herhangi bir kişi veya kuruma karşı yapılabilir. Borçlunun bir birey ya da bir şirket olması fark etmez. Çoğu ülkenin icra hukuku, bu konuda benzer hükümlere sahiptir.
Yurt Dışı İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Yurt dışı icra takibi genellikle şirketler arasındaki sözleşmelerden doğan alacakların tahsili için devreye girer. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar, ilgili ülkenin dili, mevzuatı ve hukuk kültürüdür. Bu faktörler göz önünde bulundurularak sağlam adımlar atılmalıdır.
Sözleşmenin Rolü ve Yetkili Mahkeme
Yurt dışı icra takibi sürecinde ilk olarak, taraflar arasında bir sözleşme olup olmadığına ve bu sözleşmede yetki kuralı ile uygulanacak hukukun belirlenip belirlenmediğine bakılır. Eğer sözleşmede bu tür bir hukuk ve yetkili ülke seçimi yapılmışsa, icra işlemleri o ülkenin kurallarına göre yürütülür. Ancak bu durumda, o ülkenin münhasır yetki sınırlarının aşılmamasına özen gösterilmelidir.
Sözleşmede Belirleme Yoksa ve Mahkeme Kararı Varsa
Taraflar arasında böyle bir belirleme yapılmamışsa, temel kural borçlunun bulunduğu ülkedeki hukuk kurallarına göre takip yapılmasıdır. Ayrıca, halihazırda bir mahkeme kararı (ilam) varsa ve bu karar yurt dışında verilmişse, bu karara dayanarak takip yapılabilmesi için kararın tanıma ve tenfizinin gerekebileceği unutulmamalıdır.
Uluslararası Borç Tahsilatı: İcra ve Dava Süreçleri
Borçluyla iletişim kurmanın faydasız olacağı ya da dostane bir çözüm bulunamadığı durumlarda uluslararası icra takibi başlatılır. Bu süreçte, somut olayın özelliklerine göre uluslararası anlaşmalar ve ilgili ülkenin yerel icra mevzuatı dikkate alınır. Yanlış ya da eksik yapılan tebligat işlemleri gibi hatalar, ciddi zaman kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, uluslararası alacak takibi titizlikle yürütülmesi gereken bir süreçtir.

Uluslararası İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Yurt dışı icra takibi, Türkiye’deki sisteme benzer şekilde çoğu ülkede ilamlı ve ilamsız olmak üzere ikiye ayrılır.
- İlamlı takip: Bir mahkeme kararına veya buna eşdeğer hukuki bir belgeye dayanır. Eğer elinizde bir mahkeme kararı (ilam) veya senet varsa, takip süreci daha da kolaylaşır. Ancak bu belgelerin ilgili ülke kanunlarına ve uluslararası anlaşmalara göre uluslararası geçerliliğe sahip olması gerekir. Mahkeme kararları için takip öncesinde tanıma ve tenfiz işlemleri gerekebilir.
- İlamsız takip: Herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmadan başlatılabilir.
Uluslararası Alacak Davası
Borçlunun icra takibine itiraz etmesi veya alacağın tahsili için dava yolunun daha avantajlı olması durumunda uluslararası alacak davaları açılabilir. Bu kararlar, tamamen olayın özel koşullarına ve ilgili ülkenin yasal düzenlemelerine bağlıdır.
Bu süreçte, yargılama yoluna gitme, icra takibi başlatma ya da diğer uyuşmazlık çözüm yöntemleri gibi tüm seçenekler, olası sonuçlar, sürecin maliyetleri ve diğer önemli hususlar hakkında müvekkiller bilgilendirilir. Nihayetinde izlenecek en uygun yol belirlenir ve bu yol hızlı ve etkin bir şekilde takip edilir.
Avrupa’da İcra Takibi ve Alacak Tahsili
Uluslararası alacak tahsilatı söz konusu olduğunda Avrupa, öne çıkan bir bölgedir. Özellikle alacağın tahsil edilebilirliği açısından, Avrupa’daki borçlulara karşı yapılan takipler önemli avantajlar sunar.
Avrupa Ödeme Emri: Sınır Ötesi Kolaylık
Yurt dışı icra takibi süreçlerinin zorluklarını hafifletmek amacıyla, Avrupa’da “Avrupa Ödeme Emri” (European Payment Order) sistemi mevcuttur. Avrupa Parlamentosu’nun 2006 tarihli tüzüğüyle yürürlüğe giren bu uygulama, sadece Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke vatandaşları için değil, herhangi bir ülke vatandaşının Avrupa’da yaşayan borçlulara karşı yurt dışı icra takibi yapmasına olanak tanır.
Avrupa Ödeme Emri sürecinde, mahkeme alacaklıya bir ihtar gönderir. Bu, bir yargılama süreci değil, icra takibi yönetimidir ve gereksiz tanıma-tenfiz prosedürlerine ihtiyaç duyulmaması açısından önemlidir.
Önemli bir nokta: Avrupa Ödeme Emri yöntemi sadece uluslararası alacak tahsilatına ilişkindir. Hem borçlu hem de alacaklı Avrupa içinde yaşıyorsa bu yola başvurulamaz; bu durumda kendi ülke hukuklarına göre icra takibi prosedürü izlenir. Yani, Avrupa Ödeme Emri sistemi sınır ötesi olma özelliğine sahiptir.
Avrupa Ödeme Emri, anında muaccel olan ve genellikle belirli miktarların altındaki alacakları konu alır. Bunun yanı sıra, diğer para alacakları için de genel ödeme emri ile takip yapmak mümkündür.
Ancak, bazı alacak türleri Avrupa Ödeme Emri’ne konu edilemez. Bunlar arasında mal rejimi tasfiyesi, miras alacakları, iflas ve aciz durumundan doğan alacaklar ve sosyal güvenliğe ilişkin alacaklar yer alır.
Bu başvuru, bir AB üye ülkesinin mahkemelerine yapılır. Başvuruda yukarıda belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı incelenir ve borçluya ödeme emri gönderilir. Tebligattan sonra borçlunun 30 günlük itiraz süresi vardır. Aksi takdirde, takip kesinleşir ve icra edilebilir hale gelir. Bu noktada, cebri icra, ulusal egemenlik ilkesi gereği borçlunun bulunduğu ülkenin kurallarına göre gerçekleştirilir. Takibin o ülkede de kesinleştiğini söyleyebiliriz. Bu icra edilebilirlik, sadece AB üye ülkelerinde geçerlidir. Dolayısıyla, borçlunun bir AB üyesi ülkede olması, bu yolla alacak tahsilinin ön koşuludur.
-
Almanya’da Alacak Tahsili
Almanya’da borç tahsili için Avrupa Ödeme Emri’ni kullanabileceğiniz gibi, Alman icra hukuku kuralları çerçevesinde genel takip de başlatabilirsiniz. Bu süreçte elinizdeki belgenin niteliği, takibin seyrini belirleyecektir.
Belgeye Dayalı Takip ve Genel Takip
Eğer elinizde bir mahkeme kararı (ilam) veya buna eşdeğer bir belge varsa, bunların tanfizi (yabancı mahkeme kararının Alman hukuku tarafından tanınması) ve apostil şerhi (belgenin uluslararası geçerliliğini teyit eden bir tasdik) ile birlikte noter onaylı tercümelerinin olması gerekir. Bunların dışında, belgesiz ilamsız takip yoluna da başvurulabilir. Takibin kesinleşmesi durumunda, cebri icra yoluyla haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
-
Macaristan’da Alacak Tahsili: Seçenekler ve Süreçler
Macaristan’daki alacak tahsil süreçleri, alacağın miktarına ve tarafların ikamet durumlarına göre farklılık gösterir. İşte bilmeniz gerekenler:
Durum 1: Düşük Miktarlı ve İç Borçlar
Eğer alacağınız 3 milyon HUF’u (yaklaşık 7.500 €) aşmıyorsa ve hem siz hem de borçlu Macaristan’da ikamet ediyorsanız, tek tahsilat yolu Fizetési Meghagyásos Eljárás (FMH), yani ödeme emir prosedürüdür. Bu süreç, bir avukat aracılığıyla noter huzurunda yürütülür.
Durum 2: Uluslararası veya Daha Yüksek Miktarlı Borçlar
Macaristan’da ikamet etmeyen taraflar için, vatandaşlıklarına bağlı olarak AB Ödeme Emri (EU FMH) veya doğrudan mahkemede dava açma imkanı bulunur.
Alacak miktarı 3 milyon HUF ile 30 milyon HUF (yaklaşık 75.000 €) arasındaysa, tahsilat yöntemi (FMH veya dava açma) alacaklının tercihine bağlıdır. Ancak, alacak 30 milyon HUF’un üzerindeyse, tek yol dava açmaktır.
Maliyet ve Hız
- FMH prosedürünün resmi masrafı, alacağın %3’üdür.
- Dava prosedürünün resmi masrafı ise alacağın %6’sıdır.
FMH’nin en büyük avantajı hızdır. Noter, FMH talebini 3 gün içinde inceler. Eğer dosyada bir eksiklik yoksa veya reddi gerektiren bir durum bulunmuyorsa, dosyanın tesliminden sonra en geç üçüncü gün noter tarafından FMH, borçluya gönderilir.
-
Sırbistan’da Alacak Tahsili: Seçenekler ve Süreçler
Sırbistan, ticari uyuşmazlıkların çözümü için başlıca üç yöntem sunar: dava, tahkim ve arabuluculuk. Yabancı şirketler için özellikle önemlidir.
Çözüm Yöntemleri ve Özellikleri
- Dava Yolu:
- Nerede: Ticari mahkemelerde görülür.
- Masraflar: Dava türüne ve değerine göre değişir (mahkeme harçları, avukatlık ücretleri vb.).
- Süre: Genellikle 6 aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
- Tahkim:
- Tercih Edilme Sebebi: Özellikle yabancı şirketler tarafından tercih edilir, hem yerel hem de uluslararası anlaşmazlıklarda uygulanabilir.
- Şart: Taraflar arasında tahkim anlaşması bulunmalı.
- Avantaj: Mahkeme süreçlerinden hızlıdır, taraflar süreci etkileyebilir, karar bağlayıcıdır.
- Masraflar: Karmaşıklığa, hakem sayısına ve tahkim kurumuna göre değişir.
- Süre: Genellikle birkaç ay sürer; karmaşık konular bir yılı aşabilir.
- Arabuluculuk:
- Amaç: Dostane çözüm sunar, mahkemeye gitmeden önce teşvik edilir.
- Avantaj: Maliyet kontrolü ve gizlilik sağlar.
- Süre: Genellikle 30 günü geçmez, ancak uzatılabilir.
Uluslararası Mekanizmalar
- AB Hukuku ve ABAD: Sırbistan AB üyesi olmasa da, AB hukukuyla ilgili konularda dolaylı olarak AB Adalet Divanı (ABAD) sürece dahil olabilir.
- New York Sözleşmesi: Sırbistan bu sözleşmeyi imzaladığından, tahkim kararları uluslararası alanda tanınır ve uygulanır; bu da küresel ticaret için güvence sağlar.
- Polonya’da Alacak Tahsili: Seçenekler ve Süreçler
Yargı Dışı Tahsilat
- Borçlu aktifse ve icra kararı yoksa tercih edilir.
- Borçluyla müzakereler yapılır (posta, e-posta, telefon vb. ile).
- Borçlunun “Ulusal Borç Kaydı”na (Kara Liste) alınması gibi ek baskı araçları kullanılabilir.
- Genellikle 30-60 gün sürer; başarısız olursa adli sürece geçilir.
Zamanaşımı Süreleri
- Genel: 6 yıl.
- Ticari: 3 yıl.
- Uluslararası (BM Sözleşmesi): Yabancı alacaklılar için 4 yıl.
Adli Borç Tahsilatı Yöntemleri
Mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk zorunlu değildir.
- Ödeme Emri Prosedürü: İhtilafsız alacaklar için kullanılır; borçlu 2 hafta içinde itiraz etmezse kesinleşir.
- Hukuk Usulü: Borçlu itiraz ettiğinde veya alacak tartışmalı olduğunda uygulanır; genellikle 6 ay sürer.
- Avrupa Ödeme Emri: AB üye ülkeleri (Danimarka hariç) arasındaki ihtilafsız para talepleri için kullanılır; borçlu 30 gün içinde itiraz etmezse kesinleşir ve tüm AB’de tanınır.
- Çek Cumhuriyeti’nde Alacak Tahsili: Seçenekler ve Süreçler
Çek Cumhuriyeti’nde borç tahsilatı için önce dostane çözüm denenir. Bu, genellikle 60 gün sürer ve borçluyla doğrudan iletişim kurulur.
Zamanaşımı
Genel zamanaşımı süresi 3 yıldır, uluslararası anlaşmalarla 4 yıla çıkabilir. Yasal masraflar için mahkeme öncesi bildirim önemlidir.
Adli Yöntemler
Dostane çözüm olmazsa adli yollara başvurulur:
- Ödeme Emri: İhtilafsız borçlar için kullanılır, borçlu itiraz etmezse hızlıca kesinleşir.
- Avrupa Ödeme Emri: AB içi ihtilafsız, düşük değerli borçlar için (5.000€ altı).
- Genel Dava: Diğer durumlarda veya itiraz halinde; süreç ortalama 9 ay sürer.
- Uzlaşma: Mahkeme onaylı dostane çözümler.
İcra ve Ek Sorumluluk
Mahkeme kararı sonrası borç ödenmezse icra takibi başlatılır. Borçlunun iflası veya şirket yöneticilerinin sorumluluğu da gündeme gelebilir.
Bu özet, Çek Cumhuriyeti’ndeki borç tahsilatının ana hatlarını sunmaktadır.
-
BAE’de Alacak Tahsili: Seçenekler ve Süreçler
Anlaşmazlık Çözüm Mekanizmaları
- Dava Yolu
- Yapı: BAE’de Şeriat ve medeni hukuk prensiplerini birleştiren ikili bir yasal sistem bulunur. Mahkeme sistemi, İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Mahkemeleri olmak üzere üç aşamalıdır. Hem federal hem de yerel yargı sistemleri mevcuttur.
- Uzmanlaşma: Ticari, cezai, işçi gibi özel dava türleri için uzmanlaşmış daireler vardır.
- Tahkim
- Tercih Edilme Sebebi: Ticari anlaşmazlıklar için giderek daha fazla tercih edilen bir yöntemdir.
- Avantajları: Gizlilik, süreç esnekliği, uluslararası tanınan ve uygulanabilen kararlar (New York Konvansiyonu sayesinde).
- Yasal Temel: BAE Federal Tahkim Yasası No. 6 (2018) hem yerel hem de uluslararası tahkimi düzenler. Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC) ve Abu Dabi Küresel Piyasası (ADGM) gibi serbest bölgeler de kendi tahkim yasalarına sahiptir.
- Şartlar: Tüm tarafların rızası ve açık bir tahkim anlaşması gerekir.
- Kısıtlamalar: İstihdam, emlak ve ticari acentelik gibi bazı konular tahkime uygun değildir. Hükümet veya yarı-hükümet kuruluşlarını içeren anlaşmazlıklar özel izin gerektirebilir.
- Tahkim Merkezleri: DIFC-LCIA, DIAC, IICRA, ADCCAC gibi saygın kurumlar hizmet vermektedir.
- Arabuluculuk
- Tanım: Tarafsız bir üçüncü tarafın (arabulucu) yardımıyla, dostane bir uzlaşmaya ulaşmayı hedefleyen alternatif bir çözüm yöntemidir.
- Faydaları: Maliyet ve zaman verimliliği, süreçte ve sonuçlarda esneklik, gizlilik ve ticari ilişkileri koruma.
- Teşvik: Sözleşmelere arabuluculuk maddesi eklenmesi teşvik edilir.
- Hizmet Veren Kurumlar: DIFC, Uyuşmazlık Çözüm Kurumu, Dubai Ticaret ve Sanayi Odası gibi kurumlar arabuluculuk hizmeti sunar.
- Müzakere (Negotiation)
- Tanım: Tarafların doğrudan veya avukatları aracılığıyla anlaşmazlıkları çözmek için başvurduğu temel bir yöntemdir.
Sonuç
Uluslararası alacak tahsilatı, coğrafi sınırları aşan ve farklı hukuki düzenlemelerle şekillenen karmaşık bir süreçtir. Ancak görüldüğü üzere, dünya genelinde ve özellikle Avrupa’da, bu karmaşıklığı yönetmeye yardımcı olan çeşitli hukuki mekanizmalar mevcuttur. İster dostane çözümler, isterse tahkim, dava veya özel ödeme emri prosedürleri olsun, her ülkenin kendine özgü kuralları ve süreçleri bulunmaktadır.
Bu süreçlerde başarıya ulaşmak için yerel mevzuata hakim olmak, doğru stratejiyi belirlemek ve özellikle uluslararası deneyime sahip profesyonellerle çalışmak hayati öneme sahiptir. Gürcan Partners olarak, uluslararası alacak tahsilatının her aşamasında size kapsamlı hukuki destek sağlamaya hazırız. Alacaklarınızı etkin ve hızlı bir şekilde tahsil etmek, ticari ilişkilerinizi korumak ve hukuki riskleri en aza indirmek için yanınızdayız.
Lütfen info [@] adresinden e-posta yoluyla bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
E-MAIL: info [@] gurcanpartners.com
Av. Simge Ayşe Pala
English
Deutsch
Magyar
Polski
Français
Português
العربية
Čeština
Русский
Eesti
中文 (中国)
Српски језик